Bir seçim atlattık bu günlerde. Fikret Orman ve YK listesi resmi rakamlarla 3850 oy alırken rakibi olan eski yönetimden Serdal Adalı ve YK listesi 2088 oy aldı. Toplamda 6000 bine yakına kongre üyesi katılırken yaklaşık 5500 kongre üyesi seçime katılmadı. Ne yazık ki bu düzeltmesi gereken ayrı bir konudur. Büyük Beşiktaş seçimine kongre üyelerinin sadece yarısının gelmesi ciddi anlamda kabul edilemez bir durumdur.
Ben seçimi BJKTV'den canlı olarak tüm gün izledim nerdeeyse. (Oy sayma işleminin başı ciddi anlamda sıkıcı ve uzundu.) Yorumları falanda sürekli takip ettim. (ligradyo sayesinde). Genel yorumlar hep şöyleydi İlk sandıklar yani ilk üyelerin bulunduğu ilk 6-7 sandık Fikret Orman ağırlıklı son 15-20 sandık ise Serdal Adalı ağırlıklı olacak şeklindeydi. Ancak 21 sandıktan da Fikret Orman çıktı. Sadece 2-3 sandık nerdeyse baş başaydı. Adalı'nın güvendiği sandıklarda bile Orman Adalı'ya fark attı denilebilir.
Aslında seçimin özeti de budur. Şimdi asıl konuya gelirse seçim sonrası şunu fark ettim ki buna ciddi anlamda üzüldüm. Genellikle Adalı taraftarlarının büyük bir bölümü Fikret Orman'ı daha seçimden bir gün sonra kötülemeye Adalı'nın tabiri ile vizyonsuz ilan etmeye başladılar. Bu gerçekten kötü bir şey. Hiçbir Beşiktaşlı'ya asla yakışmayacak bir davranıştı. Bu yazıyı okuyan öyle arkadaşlar varsa bir düşünsünler lütfen. Şimdi o iddialara biraz göz gezdirdim ve cidden üzüldüm. Fikret Başkan'ın ateşli savunucusu değilim. Ben iki adayı tarttım ve Orman dedim. Çünkü Orman'ın söylemleri daha az popülist (ronaldinho hamlesi hariç) ve daha güvenilirdi. Üstelik Adalı'nın YD dönemindeki asbaşkanlık serüveni Mendes ve Uefa disiplin kurulu kararı, Şike süreci vb. durumlar haricinde. Bunları katmıyorum bile. Ancak Fikret Orman'a bazı haksız girişimler söylemler var.
Bunlardan birincisi, gelirlerin olmadığı borçların ödenmediği vs. Öncelikle gelirlerin neden artmadığı konusunu herkesin biliyor olması gerek. Beşiktaş AŞ. neredeyse tüm gelirleri temlikli. Yani Beşiktaş'a gelmeden borç alınan yerlere, bankalara vs. gidiyor. Ha unutmadan söyleyelim bu borçların sebebi zaten ortada. Geçmişte o kadar amatör yönetildik ki. Bunların sorumluları ne yazık ki bu seçimde adaydı. Adalı ve Aksu 5 yıl ikinci başkanlık yapmıştı YD döneminde. Eğer birazcık zekilerse bu saçma sapan borçlanmaya dur demeleri gerekirdi. Demediler? Sonuç 500 milyon küsur borç. Aslında bu borcun kapanmasının yegane yolu ne yazık ki milyonlarca euronun daha cebimize girmeden gittiği şirketlere, bankalara olan borcun bi an önce kapanması. Temlik olayı Beşiktaş'ın korkulu rüyası artık bilinen bir şey bu. Zaten stat olayı bizim kurtuluşumuz olabilir. yeni stadın gelirleri temlikli olmayacağı için direk Beşiktaş'ın kasasına gidecek. Sponsorluk anlaşmaları, bilet ücretleri vs. Buradan Orman'ı eleştirmek çok vicdansızca bir durum. Aslında borçların kapanması da ne yazık ki bu temliklerin kalkması ve stada bağlı.
Bir diğer konu ise bizim çok iyi transfer politikasına sahip Beşiktaş taraftarının yıldız transfer aşkı yüzünden nice kaliteli oyuncuları görememesi. Holmen'i küçümsediler, Sezer Öztürk'ü de küçümsüyorlar. Holmen iki ayağını da çok iyi kullanabilen çok iyi bir oyuncu zaten marifetlerini biliyoruz. Manuel+Holmen ikilisi çok iyi olurdu çünkü holmen'in Oğuzhan'a göre daha defansif olduğunu söyleyebiliriz. Sezer Öztürk ise Alman patentli Gökhan Töre gibi Leverkusen çıkışlı kaliteli bir oyuncu. Zaten Eskişehir'de parlayınca 4 milyon €'ya Fenerbahçe'ye gelmiş bu sezon tam parlarken bir anda Kocaman onu kesmiş ve kadroya bile almamıştı. Hatta artık Sezer buna twitterden bile isyan eder olmuştu. Aslında haklıydı Ordu ve Gençlerbirliği maçında goller atmış ve güzel oynamıştı. Bir de bazı haber sitelerinin kasıtlı transfer haberleri var. Wederson, Balcı vs. bunlara inanmıyorum açıkçası.
Neyse genel olarak çok şey yazmak isterim ama Beşiktaş taraftarının gene algısı YD döneminin oluşturduğu taraftar profili olmuş. Bu sene bu kadro ile 3. olurken Simaolu, Querasmalı, Gutili, Almedialı, Fernandes'li vb. oyuncularla 5. olabilmiştik. Aslında "paralı başkanlık" döneminde sadece 1 kez şampiyon olabilmiştik onun dışında hem 3-4-5. sıralarda gezmiştik. Bu sene Fikret Orman gelir gelmez mali borçlar, sıkıntılar vs içerisinde aslında iyi bir dönem geçirdi. Bu yüzden biraz daha şans vermek iyi oldu. Şimdi YD'nin oluşturduğu taraftar profili üzerine ayrı bir yazı bile yazılabilir.Ama buna gerek yok arkadaşlar aklı yerinde olan herkes bunu biliyor. Artık umarım "paralı başkanlık" dönemi hiç açılmaz. Bir Fenerbahçe gibi Galatasaray gibi bir takım olmamalıyız. (Galatasaray'ın 600 milyon borcu var çatır çatır transfer yapıyor diyenlere de bir sözüm var adamların temlikli geliri yok ki? Ayrıca bu yapıyı sağlayan bana kalırsa Öztürk yönetimiydi. Şimdi Ünal Aysal kaymağını yiyor. Stad vs.)
Genel olarak bir Beşiktaş başkanını bu derece haksız yere suçlamak, kötülemek hatta başarısız olsun da "tü kaka" diyelim mantığı hiçbir Beşiktaşlı'ya yakışmıyor. Bunlar Beşiktaşlılık ruhuna ters.
İyi geceler.
Düzenleme : Sonradan aklıma gelmişti güzel taraftarımızın bir kısmı Erman Kılıç'ı da küçümsemişlerdi.
Düzenleme : Sonradan aklıma gelmişti güzel taraftarımızın bir kısmı Erman Kılıç'ı da küçümsemişlerdi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder